31 Aralık 2014 Çarşamba

Yeni Yil 2015!!!


2014 yılını genel anlamıyla değerlendirmem gerekirse benim için iyi bir yıl oldu diyebilirim. Bol çalışmalı, yeni projelerin hayatı geçtiği, etkinliklerin yer aldığı, bol yazılar paylaştığım bir seneyi bırakıyoruz…

Her Aralık ayının başlangıcı benim için bir sevinç kaynağıdır. Doğum günü kutlamalarım, blogumun yayın yıl dönümü, yeni yıl heyecanı derken, tüm aya yansıyan bu pozitif ruh sayesinde seneyi iyi kapatmış olurum.

Bu sene blogumun 5 yaşını kutlamak üzereyken onun sayesinde yeni insanlar, yeni etkinlikler ve yeni mecralarda yer almış oldum. Bu da beni sene içinde hayli mutlu etti. Yakın zamanda blog yazılarıma yeni bir kategori ekleyeceğimin haberini de buradan belirtmeden geçemeyeceğim. Bu da 2015’in sürprizi olsun hepimize!


Bu nedenle öncelikle ilk teşekkürü bloguma ve ardından beni okuyan, takip eden, güzel yorumlar yazan, beni motive eden, yazmamı devamlı kılan herkese çok teşekkür ederim…

Bugün anlam ve önemini de unutmadan aşağıda paylaştığım motto’daki gibi 2015 yılında hayatınıza yenilikler katacak güzel, mutlu, sağlıklı,huzurlu, şanslı, ışıl ışıl ve sevdiklerinizle dolu bir yıl geçirmenizi dilerim…
                                

20 Aralık 2014 Cumartesi

2014’de yanımızda taşıdığımız teknolojik gereçler…


Bugünlerde birçoğumuzun çantasında, arabasında bulunan taşınabilir dolum (şarj) cihazları yaşamımızın büyük bir bölümünde etkin halde kullanılıyor. Gün boyu bir toplantıda mısınız? Tüm gece boyu sürecek bir etkinliğe veya bir davete mi gideceksiniz? Şarj durumunuzun tam gün boyunca sizi idare edip etmeyeceğinden endişe mi duyuyorsunuz?

Bulunduğunuz alanda şarj edebileceğiniz bir nokta bulunmuyorsa, ya da bu sorunu sıklıkla yaşıyor ve günün sonunda size ulaşmak isteyen kişiler sizinle iletişime geçemiyorlarsa, teknolojinin nimetlerinden faydalanarak taşınabilir, şarj edilebilir cihazları kullanmanız kaçınılmaz olmuş demektir.

Size önerebileceğim çok pratik bir gereç olan power bank şarj ünitesi sayesinde bu gibi dertlerden kurtulabilme olanağını bulmaktasınız. Bu minik aygıtı kullanımdan önce şarj ederek, akıllı telefonunuzu veya tabletinizi de bu gereç sayesinde şarj edebilme olanağına sahip olabilmektesiniz. Ayrıca cep telefonu kabı formundan olan şekilleri de bulunan portatif şarj gereçleri de tercih sıralamasında en çok beğeni toplayanlar arasında yer alıyor.


Gün boyu twitter'dan instagram'a; instagram'dan swarm'a geçiş yapıyorsanız, yeni elde edilen verilere göre; her ay ortalama dokuz adet cep telefonu uygulaması kullanmış olduğumuz düşünülürsek, bu süreç içerisinde gün boyu mobilden kullandığımız uygulamaların çokluğuna da bakılacak olursa; telefon şarjlarının uzun süre dayanabilir olması mümkün değil gibi…

Hayatımıza giren cep telefonu ve kamera teknolojileri sayesinde 2013 yılı başlarında öncelikle Amerika’da başlayan kendi fotoğrafını çekerek, paylaşma çılgınlığı olan “Selfie”’yle bizler de geçtiğimiz yıl tanışmış olduk. Özellikle toplu Selfie paylaşımlarının çokça artan grafiği ile pek çok canlı, yaratıcı kareler sosyal medyada yer almaya başladı. Gezi fotoğrafları, grup fotoğrafları, ekstrem spor tutkunlarının paylaşmış olduğu Selfie’ler derken, 2014 yılının son aylarında, hayatımızdaki güzel kareleri daha da kolay çekebilmemiz için tasarlanmış olan, “Selfie Çubuğu” şeklinde tanımlanan yeni bir teknolojik aksam, kısa sürede hayatımıza giren sevimli, sosyalleşmeyi sağlayan gereç olarak karşımıza çıkıverdi.

Özellikle ayarlanabilir kol mesafesi ve oluşturulan açı sayesinde, yorulmadan, eziyet çekmeden, üstelik daha profosyonel selfie’ler çekebilmeye yönelik, ihtiyaç üzerine el monopodlarına uygulanan küçük bir modifikasyon ile bluetooth’a entegre edilerek, her türlü akıllı telefonlarla köprü oluşturulabilmekte; cihazın var olan telefonunuzun bluetooth aygıtı olarak tanımlanmasıyla, selfie çubuğunun üzerindeki bir buton vasıtası ile çekim yapabilir hale gelinebiliyor.


Son üç aydır ülkemizde de çok yaygın olarak kullanılan bu gereç sayesinde, 7’den 77’ye herkesin değişik yerlerde, teknolojiye uyumlu halde kullanıldığına sıklıkla rastlıyorum.

Geçenlerde öğle yemeği için gittiğim bir mekanda orta yaş ve üzeri diyebileceğim bir grubun yemek yedikten sonra buluşmuş oldukları ve o günün anısına fotoğraf çektirmek istemeleriyle;  birden bir bayanın selfie çubuğu gerecini çıkararak, arkadaşlarını selfie pozuna hazırlaması, gerçekten ilk bakışta çok ilgi çekiciydi. Ardından, teknolojiyi bu denli yakından takip ediyor olmaları da ayrıca çok hoşuma gitti. Sanırım yeni nesil anneanne ve babaanneler torunları sayesinde, bu gibi fütürist gereçlerle yarışabilecek kadar teknolojinin içinde bilinçli ve yukarıda bahsettiğim anı kurtaran aksamları kullanır hale gelebilecekler. İzlediğim bu tablo, tüm bunların kanıtı olsa gerek diye düşünüyorum...

Her zaman teknolojinin getirmiş olacağı kolaylıkların, günümüze renk katması dileklerimle…

5 Aralık 2014 Cuma

Türkiye'nin İlk Content Marketing Konferansı'nda Yerinizi Ayırtın!


Türkiye’nin en prestijli blog ödülleri ve ilk Content Marketing Konferansı, Yapı Kredi Nuvo Ana sponsorluğunda 10 Aralık 2014’te InterContinental İstanbul’da ve İKSV Salon’da gerçekleşecek... Blog ve pazarlama dünyası bu günü bekliyor!

37.000’i aşkın yayıncısıyla Türkiye’nin lider yayıncı ağı Bumerang, 4. Kez Blog Oscarlarını sahipleriyle buluşturmaya hazırlanıyor. Yarışma yüzlerce blog ve websitesinin katılımıyla gerçekleşti ve tam 65.000 sms oyu kullanıldı! Şimdi ise kendi alanında uzman jüri üyeleri kısa listeye kalan blogları değerlendiriyor. Kazananlar ödül gecesinde açıklanacak.

Türkiye’nin İlk İçerik Konferansı

Content Marketing Konferansı, ödül töreni öncesi reklam, pazarlama ve medya dünyasından önemli isimleri bir araya getirecek. Konferans, 10 Aralık Çarşamba günü InterContinental İstanbul Otel’de gerçekleşecek ve içerikle pazarlamadan mobil pazarlamaya günümüzün popüler konuları masaya yatırılacak. Hürriyet Yazarı Ertuğrul Özkök, Google Türkiye Pazarlama Müdürü Özgür Kirazcı, Yapı Kredi Dijital Bankacılık Kanalları Direktörü Evren Şahin, Vodafone Mobil Pazarlama, Sadakat Programları ve İş Ortaklıkları Kıdemli Müdürü Emre Kanaat, Hürriyet Dijital Pazarlama Çözümleri Koordinatörü ve Boomads Kurucu Yöneticisi Haymi Behar, Radikal Dijital Yayın Koordinatörü Ezgi Başaran gibi birbirinden değerli isimler, içerikle pazarlama, 2015’in mobil trendleri, sosyal habercilik, dijital yayıncılık gibi konuları konuşacak.



Ustalardan İyi İçerik Atölyesi

Content Marketing Konferansıyla paralel salonda ise İyi İçerik Atölyesi gerçekleşecek. Alanında uzman isimlerden kaliteli içerik hazırlamanın inceliklerini, sosyal medya takipçilerini artırma tüyolarını dinleyeceğiz. Yola blog yazarak çıkan, kariyerinde bambaşka noktalara gelen isimler başarı hikayelerini anlatacak. Bywonderland.com ve Bayaiyi.com’un kurucuları Oylum & Onur Yüksel, Hurriyet.com.tr yazarı Bahar Akıncı, Instagram Fenomeni Sezgin Yılmaz İyi İçerik Atölyesi’nin konuşmacılarından bazıları...



Ödül Töreni ve Unutulmayacak Eğlence

10 Aralık Gecesi Yapı Kredi Nuvo Ana sponsorluğunda İKSV Salon’da gerçekleşecek ödül töreninde Türkiye’nin en iyi blogları ve birbirinden başarılı ajans ve markalar da ödüllerine kavuşacak. Bu yıl ilk kez Boomads mecra kullanımını en etkin şekilde gerçekleştiren ajans ve reklam verenler 4 kategoride ödül kazanacak.

Ödül töreninin hediye sponsorları D&R, USLA ve Doğan Kitap kazananlara sürpriz hediyeler dağıtacak. Ödül töreninin ardından Türkiye’nin en iyi prodüktör DJ’i Ozan Doğulu sahne alarak katılımcılara unutulmaz bir gece yaşatacak.

Ayrıntılı bilgi ve katılım detayları için: BumerangOdulleri.com #bum14




Bir boomads advertorial içeriğidir.



20 Kasım 2014 Perşembe

2014 yılı sosyal medya lideri: TÜRKİYE

Hayatımızın önemli birer parçası olan teknolojik cihazlar artık yaşamımızın olmazsa olmazlarımızdan.
Cep telefonsuz bir hayat,  bilgisayarsız bir dünya veya internetsiz bir gün geçirmek mümkün değil. Hal böyle olunca hayatımızın merkezi haline gelen teknoloji kullanımının yanı sıra sosyal medyayı da aktif bir şekilde kullanıyoruz.

Geçtiğimiz ay sonunda Google, Türkiye’nin de dahil olduğu 46 farklı pazarda internet kullanım alışkanlıklarını ölçmüş ve karşılaştırmış olduğu Tüketici Barometresi Araştırması sonuçlarını duyurdu. Bu araştırma kapsamında yer alan ülkelerdeki internet kullanıcılarının dijital, mobil, video ve alışveriş alışkanlıklarıyla ilgili iç görüleri aktaran raporda, 2014 yılı sosyal medya kullanımı konusunda Türkiye’nin dünya sıralamasında ilk sırada yer aldığını açıklandı.
                                           2014 yılı sosyal medya lideri:  TÜRKİYE

Google’ın paylaşmış olduğu bu raporda, ülkemiz genelinde interneti ne şekilde ve ne amaçlı kullandığımızı gösteren grafikler ve info grafikler de paylaşılarak yayınlandı.

Türkiye’deki internet kullanıcılarının ne şekilde internette zaman geçirdikleri üzerine kısa bir sanal tura çıkalım:
Türkiye’deki internet kullanıcılarının büyük çoğunluğu (bizler) her gün on-line oluyoruz. On-line olma oranı en yüksek yüzde 84 ile, 16-24 yaş aralığındaki kullanıcılara ait iken, 55 yaş üzerindeki internet kullanıcılarının, her gün on-line olma oranı da yadsınmayacak şekilde artış göstererek yüzde 62’lere ulaşmış durumda.

Tabi ki bu yaştaki internet kullanımının yükseliş sebepleri arasında, akıllı telefon kullanımının bu yaş grubundaki kişilerce hayli yaygın halde kullanılıyor olması büyük bir etken. Türkiye geneline baktığımızda ise; 2012 yılında akıllı telefon kullanımımız yüzde 14 iken, bugün yaklaşık üç katına çıkarak, yüzde 39’lara ulaşmış olduğunu görüyoruz.

Peki, akıllı telefonlarımızla en çok neler yapmayı seviyoruz? Tabi ki en severek etkileşime geçtiğimiz alan fotoğraf çekmek. Selfie (özçekim), filtreli fotoğraf, kolaj, ‘food porn’ derken sürekli fotoğraf çekiyoruz. Kullanıcıların yüzde 66’sı fotoğraf çekmek için akıllı telefonlarını kullandıklarını söylerken, müzik dinlemek ve oyun oynamak için kullandıklarını belirten kesim ise yüzde 53 oranında.

Bunların yanı sıra, gün içerisinde izlediğimiz videoları da unutmamak lazım. Türkiye’deki internet kullanıcılarının yüzde 41’i günde en az bir kere on-line video izliyor. Araştırma sonucunda, izleyicilerin yüzde 77’sinin videoları bir video sitesinden veya ilgili uygulamalardan izler hale geldiğini de gözlemleyebiliyoruz.

Bu aşamada mevcut teknolojiyle alışveriş alışkanlıklarımız da değişti. Artık alışveriş süreçlerimizi de akıllı cihazlardan yönetebilir olduk. Google raporuna göre, Türkiye’de alışveriş sürecinin herhangi bir aşamasında araştırma yapmak için akıllı telefonunu kullananların oranı yüzde 37 iken; bu oran ABD’de sadece yüzde 21 dolaylarında.

Araştırmaya katılan tüketicilerin, son cep telefonunu internet üzerinden satın aldıklarını belirtenlerin oranı yüzde 32 olup, ülkemizde bertaraf edilemez bir çoğunluğun alışverişlerini dahi internetten yaptığını bu sonuçlara bakarak söyleyebiliyoruz.

Mevcut teknolojik gelişmeler sayesinde ve var olan dünyaya adapte olabilmek için hepimiz internet kullanmıyor muyuz? Kimimiz az, kimimiz çok kullandığını belirtse de ihtiyaçlarımız dahilinde kullanmak durumunda olduğumuz günümüz iletişim aracı internet, yaşamımızın önemli bir gereksinimi ve artık hayatımızın odağında yer alır halde…
Hele ülkemizin var olan konjonktürü içerisinde interneti, elimiz, kolumuz kadar etken bir şekilde kullanıyor ve onsuz bir yaşam düşünemez hale geldiğimiz ne yazık ki artık bir gerçek.



31 Ekim 2014 Cuma

Doğa Koleji Sponsorluğunda “EVLİYA ÇELEBİ ve ÖLÜMSÜZLÜK SUYU” Filmi İzleyicisi İle Buluşuyor!

Türkiye'nin ilk 3D Animasyon filmi olma özelliği taşıyan "Evliya Çelebi ve Ölümsüzlük Suyu", izleyicileri 17. yüzyıldan günümüze uzanan heyecanlı ve eğlenceli bir yolculuğa çıkaracak.

14 Kasım’da vizyona giren film, Nil Nehri’nde başlayarak günümüz İstanbul’unda devam ediyor. Filmde en çok dikkat çeken karelerin başında ise birebir modellenmiş olan Galata Kulesi, Sultanahmet, Eminönü, Karaköy, İstanbul Boğazı'nın yer aldığı sahneler geliyor.

Filmin seslendirmesinde ise Haluk Bilginer, Ahmet Kural, Murat Cemcir, Nurseli İdiz, Engin Alkan ve Sevinç Erbulak gibi pek çok başarılı isim yer alıyor. Vizyondayken izlemenizi öneririm...

24 Ekim 2014 Cuma

Artık, sen nereye kitapların oraya: CALIBRO

                                                                                             
Benim gibi okumayı seven biriyseniz, yaklaşık 15 gündür İstanbul’un otobüs duraklarını süsleyen kitaplı otobüs durakları sizin de dikkatinizi çekmiştir.  İlginç bir açıkhavareklam kampanyası olmasının yanı sıra geçen hafta basınlansmanını gerçekleştiren, Türkiye’nin e-kitap okuyucusu Calibro'dan bahsetmek istiyorum.



Var olan kitap okuma alışkanlığımızı uzun bir süredir değişiklik göstererek, yeni bir okuma kültürünü bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde ediniyoruz. Bu da hayatımıza giren dijital ürünler sayesinde gerçekleşiyor. Bu ürünlerden bir tanesi de e-kitaplar. Ülkemizde, e-kitap araçları yurt dışında yaşayan kişiler kadar yaygın kullanılmıyor. Bunun sebepleri arasında Türkçe elektronik kitaplarının azlığının da etkili olduğunu biliyoruz.

Binlerce kitaplığı, kütüphaneyi metroda, işte, okulda, tatilde şezlongunuzda, çantanızda; her yerde yanınızda taşıyabileceğiniz bir Calibro var artık… 
On-line kitap dünyasında yer alan Babil.com tarafından tasarlanan ve desteklenen Türkiye’nin tamamen yerli yatırımıyla, yüzde yüz Türkçe dil hakimiyetine sahip Calibro e-kitap okuyucularıEkim ayında online olarak satışa sunuldu. 

Özellikle Türkçe kitaplara ulaşma ve okuma fırsatı sunan bu araç; kağıt doğallığında ekranı, pratik menüsü, not alabilme özelliği ve de okuduğunuz metindeki beğendiğiniz kısımları sosyal medya da paylaşma imkanları gibi birçok özelliği içinde barındırıyor.Ayrıca uzun süreli batarya ömrü ve Sesli Sözlük desteği ile hayli farklılaşan bir ürün olduğunu da gözlemleyebiliyoruz.

Yukarıda saymış olduğumuz özelliklerden dolayı Calibro standart bir tabletten farklı olarak karşımıza çıkıyor. Özel ekran ve E- ink teknolojisiyle piksel mantığından çok farklı olarak dijital mürekkep teknolojisini sunarak; 2 saatten daha fazla süreyle yorulmaksızın okuyabileceğiniz bir ortamı bize ve gözlerimize sunmayı amaç edinerek kullanıcı dostu bir ürün olma özelliğiyle de kullanıcının sağlını da önemsediklerini ifade ediyorlar. Bu ürün sayesinde yaklaşık 3 bin kitabı da içinde barındırabiliyor olması da kitapseverler için de dijital bir veri ortamına aktarılıyor olması, ayrıca yararlı bir özellik olarak sunuluyor.

Teknolojik anlamda gelişen bu dijitalleşme sürecinin de kitap okuma alışkanlığına olumlu etkisi olduğunu düşündüğümüz de (kitap kokusunun ortadan yok olmasını saymazsak) kitapla haşır neşir olamayan çocukları, kişileri bu tarz araçlarla daha çok okumaya özendirebilirizyeni kitapların dijital ortama kaymasıyla yeni bir okur - yazar kitlesinin bile edinilebileceğini düşünüyorum.

Bu nedenle ülkemizde yerli bir markanın geliştirmiş olduğu bu girişimin devam etmesini, meraklıları için faydalı olmasını umuyorum ve daha önemlisi birçok yerli girişimin sağlanmasıyla bizim de daha uygun fiyatlarla bu tarz ürünlere ulaşabilmemiz konusunda fayda sağlanabileceği fikrindeyim.
Yazımı sonlandırmadan önce Calibro’nun kitap dünyasına eğlenceli girişini anlatan stop- motion tekniği kullanılan reklam filmini seyretmenizi de öneririm:  http://www.youtube.com/watch?v=T-uJmvPUtFU&feature=youtu.be

Hiçbir şey, iyi bir kitap kadar keyif veremez, heyecanlandıramaz, ilham veremez, teşvik edeme, eğitemez, büyüleyemez veya eğlendiremez…

Keyifli okumalar dilerim,




22 Ekim 2014 Çarşamba

İş Dünyasında Dönüşümü Keşfedin...

Akıllı bir çağa adım atarken, iş süreçlerini dijital döneme hazırlayan kuruluşlar ile operasyonlarını mevcut haliyle sürdürenler arasında önemli uçurumlar oluşacaktır. Rekabet ortamında fark yaratmak için verileri analiz eden, kurum içi işbirliği yönetimini benimseyen, mobil yeteneklerden yararlanan, dinamik ve esnek Bilgi Teknolojisi altyapısına sahip olan şirketler birkaç adım önde olacaklar.


Hangi alanda olursanız olun, yönetmiş olduğunuz markanıza katma değer sağlayacak alanlarda gelişmeleri takip ediyor olmak çok önemli. 

Bu nedenle bende 23 Ekim Perşembe günü IBM BusinessConnect 2014 -Wyndham Grand Hotel İstanbul'da etkinliğine katılacağım.

Etkinliğin detaylı programı için : 
http://www-01.ibm.com/software/tr/solutionsconnect/istanbul.html






İşinizin & Markanızın dönüşümünde:
  •     Finans Yöneticisi olarak, pazarlama departmanını mevcut verilerden aldığınız öngörülerle daha karlı müşteri segmentlerine yönlendirin.
  •          Pazarlama Yöneticisi olarak, dijital kanalları optimize edip müşterilerinizin web sitenizin neresinde, ne kadar zaman geçirdiğine göre kişiye özel ürünler sunun.
     
  •          İnsan Kaynakları Yöneticisi olarak, yetenek yönetimi otomasyonu ve çalışan işbirliğine odaklanıp verimli bir iş gücü yaratın.
  •        Operasyon Yöneticisi olarak, ekiplerinizin verimliliği artırmak ve maliyetleri düşürmek için elinizdeki verilerden ileriye dönük öngörü elde edin.
  •     Bilişim Teknolojileri Yöneticisi olarak, iş birimlerine analitik, bulut bilişim, mobilite ve sosyal iş konularına liderlik edin.

    Kendi bulunduğunuz sektöre yarar sağlayacak süreçleri dinleyebilirsiniz. Ben kendi sektörüm için Pazarlamayı kapsayan oturumları ve iş dünyasının teknolojiyle birlikte hızla nasıl geliştiğini dinleyeceğim. Etkinlik sonunda paylaşımları sizlere de aktarmaya çalışacağım.

    ***Anlık paylaşımlarım için twitter hesabımı takip edebilirsiniz: 
    https://twitter.com/RiellaVaron

15 Temmuz 2014 Salı

Eğitim Sistemimizdeki E-Dönüşüm


Ülkemizde en son teknolojik gereçlere sahip olmayı dijitalleşmenin ve hatta kalkınmanın birinci unsuru olarak kabul ediyoruz. Dizüstü bilgisayarımız ya da tabletimiz yanımızdaysa, son çıkan Galaxy telefonun kendisi cebimizde ve süper akıllı saati de kolumuza takmışsak, teknolojiden hayli nasibimizi aldık demektir.

Hazır öğrenciler, yaz tatiline girmişken ülkemizdeki eğitim sistemi içinde yer alan e-dönüşüm uygulamalarına bakmaya ne dersiniz?

Yazı tahtaları kayboluyor

Çocukluğumuzdaki tebeşirli kara tahtalar yerlerini beyaz yazı tahtalarına bırakalı çok zaman oldu. Şimdi ise beyaz yazı tahtaları ise interaktif akıllı tahtalara bırakıyor. Böylelikle öğrencilerdeki not tutma alışkanlıkları da farklılık göstererek not tutma yerine, ders notlarını kaydedip verisel şekilde saklayabiliyorlar. Akıllı tahtalardaki soruları interaktif bir katılımla da yanıtlayabiliyorlar. Bağlı bulunan printer’lar sayesinde akıllı tahtada yer alan ders notlarının çıktılarını alarak, bastırabiliyorlar bile…

Okul koridorlarını süsleyen panolar geçmişte kalıyor

Tarih, Edebiyat ve önemli haftalarda öğrencilerin kendi oluşturdukları panoları hatırlıyor musunuz? Öğrencilerin belirlenen bir konuda yazdıkları komposizyon veya yaptıkları resimler panolarda asılı kalmıyor. Yapmış oldukları çalışmalar artık okulların web sitelerinde yer alıyor ve daha çok görünür ve paylaşılır hale geliyor.

Klasörlere elveda

Artık defter, klasör, dosya taşımaya ihtiyaç kalmadı. Bir dizüstü bilgisayar ya da tablet ile öğrenciler kaydetmek istedikleri bilgileri rahatlıkla kendi sistemlerine yükleyebiliyorlar. Ayrıca kullanıcılara on-line ortamda dosya yaratıp aynı şekilde paylaşabilme olanağı da sunulabiliniyor.

İnteraktif ders kitapları

Eski tarih, coğrafya atlaslarımızın yerini üç boyutlu animasyonlar, ders konu anlatımlı videolar ve genel konuları öğrenmeye yardımcı diğer materyallere yer veren internet tabanlı siteler de bulunuyor.

E-kitaplar

Ders kitaplarından bahsetmişken; e-kitaplar, e-okuyucular ve tablet bilgisayarlardaki gelişmiş özelliklerin, okullarda gitgide daha yaygın hale geldiğini görebiliyoruz. Yakın gelecekte öğrencilerin artık ders kitaplarını taşımayarak tüm akıllı cihazlar sayesinde eğitim olacakları yadsınamaz bir gerçek.

Tabletle eğitim

Fizik, kimya, biyoloji gibi uygulamalı derslerde de eğitim materyali şeklinde, kullanım amaçlı tasarlanan özel tabletler de eğitim müfredatının bir parçası olarak; dijital içeriğe sahip tüm verileriyle, öğrencinin tüm eğitime dayalı çalışmalarını da kayıt edebilme ortamı sunuyor. Çok sayıda uygulamanın eğitim sektörü için kullanılabilir hale getirilebilmesine olanak sağlamaktadır. Bunu yanı sıra, tabletlerin bir diğer önemli özelliği de, otizm gibi özel eğitim gereksinimine ihtiyaç duyan çocuklar için öğrenme deneyimini daha kolay hale getirebilmeye yönelik uygulamalar da büyük önem taşımaktadır. 

Veli-Öğrenci Platformları

Okullardaki internet tabanlı bilişim platformları sayesinde, öğrenci ve velilerin okul içi entegrasyonuna yardımcı olan bu sistemlerle, öğretmenler, öğrenciler ve veliler bu platformu kullanarak; ev ödevleri hakkında konuşabiliyor, sınav dönemlerini, öğrencinin durumunu dijital ortamdan takip edebiliyorlar.  Ödev paylaşımları gerçekleştirebiliyorlar ve çalıştıkları özel projeler üzerinde kendi aralarında iletişime geçmeyi sağlayan bu program sayesinde öğretmen, veli ve öğrenci üçgeninde sağlıklı bir iletişimin devam etmesi sağlanabiliyor.

Eğitimdeki dönüşümü özetlememiz gerekirse; tüm bu teknolojik yaklaşımlarla harmanlanarak eğitim sistemimize öğretmen, öğrenci ve veli olarak ayak uyduruyor olmamız kaçınılmaz bir gerçek. Bu aşamada yapılan tüm teknolojik destekleyici bu gibi işletim hizmetleri, doğrudan eğitim sistemimizi etkiler hale geldiğinden; sözkonusu geçişe hızlıca ayak uyduran eğitim kurumlarının, güncel anlamda dijital eğitim modellerini kurarak bu yönde eğitim vermeye başladıklarını da gözlemlemekteyiz. İlerleyen teknolojik gelişmeler sayesinde, eğitim sistemimize dahil olacak yeni konsept ve modellerin yaşamımıza ne gibi katkılar sağlayabileceğini ilgiyle bekliyorum. 



 


22 Mayıs 2014 Perşembe

SOMA ve Yaşanan Sosyal Medya İletişimi


Yaşanan SOMA maden ocağı faciasıyla, sosyal medyanın hayatımızdaki önemini bir daha anlamış olduk.  Türkiye gündemi, bildiğiniz gibi 13 Mayıs Salı günü öğleden sonra değişime uğrayarak, felaket ölüm haberleriyle sarsıldı.

Birçok afet, doğal felaket ve toplumsal olaylar da olduğu gibi sosyal medyanın en popüler anlık mesajlaşma ve haber alma kaynağı olarak kullandığımız twitter sayesinde örgütlenmeyi neredeyse yaşam biçimimiz haline getirerek, SOMA faciasında da sosyal medyanın etkin kullanılmasıyla, TWITTER mecrasında da, geniş yer buldu. Olayın yaşandığı günün akşamında, Türkiye’nin konuya göstermiş olduğu hassasiyetle, paylaşımlar ve bölgeden gelen haberlerin artmasına paralel olarak sadece 13 - 15 Mayıs tarihleri arasında SOMA’yla ilgili paylaşılan yorumlar, haberler, taziyet ve eleştiriler 16.4 milyon mesajla, tüm Twitter konuşmalarının %66’ılık gibi yüksek bir oranda gelişti. Bu orana ulaşılmasındaki en önemli etkenlerden biri, gündemle ilinti hashtaglerin  kullanılmasıyla, sosyal medyadaki paylaşımların kartopu gibi büyümesine neden oldu.Konuyla ilgili haber alma kaynağımızın kısıtlılık göstermesi ve bizlerin de doğru bildirimlere ulaşmak isteğinde olmamız nedeniyle, Soma’da yaşananlarla ilgili haber ve görüntüleri yaymak için ve de hislerimizi, düşüncelerimizi aktarabilmek adına en çok soma günkömürkarası somayaduaedelim gibi hashtagler paylaşılmış oldu.

Böylelikle Türkiye’deki twitter üzerinden gündemi takip eden dış basın ve birçok yabancı kurum, kuruluş, web siteleri, futbol takımları, futbolcular ve ünlü birçok kişi bizlerin acısını paylaşarak,  bizlere destek vermeye ve yanımızda olduklarını yine sosyal medya ve dijital ortam aracılığıyla duyurmaya çalıştılar.




Bunları birkaç örnekle paylaşacak olursak ;

*Ünlü şarkıcı Rihanna’nın twitter hesabının cover (kapak) fotoğrafını Soma olarak değiştirerek bu facianın milyonlara ulaşmasını ve bu konudaki üzüntüsünü ve desteğini paylaşmak istemiştir.

*Ünlü İngiliz takımları Chelsea ve Liverpool’da Facebook’ta yer alan resmi hesaplarından taziye mesajı yayınladılar. İspanya’nın ünlü takımı Barselona’da resmi twitter hesaplarından Soma’daki kazayla ilgili mesajlarını paylaştılar.
*Yandex, Türkiye-Soma’da yaşanan felaket ile ilgili olarak web sitesinde bulunan Haberler bölümüne “Soma Madeni” sekmesi ekleyerek Soma’yla ilgili çıkmış olan tüm haberleri bir alanda toplayarak kullanıcılarına sunabilmiş ve gereken desteği göstermiştir.

*Google.com.tr ise ana sayfasında siyah kurdeleye yer vererek, ülkemizdeki yas dönemini bizlerle paylaşmıştır.
Türkiye’nin kalbinin Soma’da atığı şu günlerde biraz olsun sosyal medya’nın sadece eğlenceli yüzünü değil, olağan bir ihtiyaç olduğunu ve doğru kullanıldığında bizleri doğru şekilde haber kaynaklarına ulaştırabilmesine ve doğru bir kamuoyuna ve de toplumsal hareketlenmeye destek verebildiğini görebiliyoruz.

Gönül isterdi ki bu olaylar yaşanmadan uygarlık seviyesi üst seviyelere ulaşmış toplumlarda olduğu gibi gereken tüm duyarlılığı gösterebilelim ve bu tür felaketlerin önünü kesebilelim. Bu anlamda tüm maden ocaklarındaki kayıplarımıza başsağlığı diler, bu felakette yaralanan madencilerimize de acil şifalar temenni ederiz. 



30 Nisan 2014 Çarşamba

Bugün Ne Giysem, Ne Pişirsem !!!

Biz çalışan kadınların her sabah uyandığımızda düşündüğümüz ve daimi olarak kendimize sorduğumuz iki soru vardır. Bugün ne giysem ve bugün ne yemek pişirsem?



Kadınların düşündüğü bu iki sorudan hareket eden ünlü Japon Hazır giyim markası Uniqlo, kadınların hayatını kolaylaştırmak için, çok farklı bir hizmet sunma kararı almış ve online dünyaya ayak uydurabilmek için, '' Uniglo Recipe'' adıyla yemek tariflerini içeren bir uygulama oluşturmuş. iPhone ve iPad'ler  yönelik geliştirilen Uniqlo uygulaması, diğer yemek tarifi uygulamalarından çok farklı Neden mi farklı? Çünkü geliştirmiş olduğu yöntemle, akıllı telefon kullanıcıları kıyafetlerini, yemek tariflerini ve dinleyebilecekleri müzikleri eşleştirebilme özelliklerine sahip olabilmekte ve bu sayde yaşamlarını kolaylaştırıcı akıllı seçeneklere ulaşılabilmektedir.

Günlük giysem ve günlük yemek önerileri sunmayı amaçlayan marka bu uygulama için 6 Amerikalı ünlü şef ile çalışmış ve onlardan ürün kataloglarından ilham alarak yemek yapmalarını istemiş.Uygulamada her bir şefin hazırladığı kahvaltı, öğle ve akşam yemeği, tatil yemeği olmak üzere toplam 24 tarif yaratılmış. ayrıca yemeklerde vejetaryen, diyet, diyabet gibi kategorilere de yer verilmiş.

Ayrıca Uniqlo Recipe uygulamasında yemeklerin tarifleri ayrıntılı bir şekilde kullanıcılara sunulurken, şeflerin de esinlendikleri kıyafetlerle çekilmiş özel fotoğrafları da sergilenerek, uygulama kullanıcılara aynı zamanda esinlenilen giysileri sipariş edebilme olanağı sunarak biz bayanların ''Bugün ne giysen, ne pişirsem ?'' sıkıntılarından bir nebze de olsa kurtarmayı amaçlıyor. Hem de seçtiğini yemek ve kıyafete uygun müziği de unutmayan uygulama, günümüze renk katarak sizin daha neşeli olmanız da sağlıyor.

Bu kullanışlı uygulamayı indirmek ve detaylıca bakmak isterseniz Uniqlo Recipe linkini tıklayark uygulama sitesine gidip, bu akıllı seçeneği indirebilirsiniz. Biz kadınları mutlu edecek akıllı ürün-hizmetlerden biri de Türkiye'den Turkcell'den gelmiş. Bu hizmetin adı Turkcell Yemek Guru. Bu hizmet sayesinde evinideki malzemlerle mutfakta neler yapabileceğinizi size söyleyen yepyeni bir servis! İsterseniz malzemelerinize uygun ünlü şeflerin özel tariflerini sorgulayabilirsiniz ya da yapmak istediğiniz yemeğin tarifini bizzat Yemek Gurusundan öğrenebilirsiniz. Bu hizmetten nasıl mı yararlanacaksınız? Çok kolay Turkcell hat abonesiyseniz GURU yazıp 2222'ye göndererek paket aboneliğinizi başlatabilirsiniz. Abonelik sonrası ise malzemeye, yemeğe ve kategoriye göre sorgulama yaparak örneğin, GURU MALZEME yazıp 2222'ye göndermeniz yeterli olacaktır. Ardından size uygun tarifiniz cep telefonunuza, detaylarıyla gönderilmektedir.

Teknoloji girişimcileri biz kadınları düşünerek daha nice uygulamalar, hizmetler ve kampanyalar yaratmalılar. çağımız artık dijital. Böyle güzel lezzetler ve olasılıklar denemeniz dileğiyle,



26 Mart 2014 Çarşamba

İş Dünyasında Öncü Olanlar Kazanır


İş dünyasında her zaman öncü olanlar kazanıyor. Sigorta sektöründe de Generali Sigorta’nın yenilikleri bir süredir ilgimi çekiyordu. 1831 yılında İtalya’da kurulmuş bu dev firma aslında 150 yıldır Türkiye’de faaliyet gösteriyormuş. Ama son zamanlarda yaptıkları iletişim çalışmaları ve verdikleri hizmetlerle hem iş dünyasının hem de özel olarak blogumun dikkatini çekti.



Kendisini sigortanın kolay hali olarak konumlandıran Generali’den 1 dakikada teklif, 3 dakikada poliçe satın alınabiliyor. Generali Sigorta müşterisi olmasanız dahi bir kez teklif alan herkese, kişisel sigorta danışmanı da atanıyormuş. Bilgi alan kişi her aradığında, karşısında aynı danışmanı buluyor. Böylece müşteriler sorunlarını her defasında baştan anlatmak zorunda kalmıyor, kolay erişim sağlıyor ve telefonda uzun uzun beklemeden işlerini kolayca halledebiliyor. İş dünyası bu tür kişisel hizmetlere bayılır. Bu konuda Generali’nin sigorta sektöründeki lider ve gelişimci tavrı gözlerden kaçmıyor.

Bu kadar kolaylığın yanı sıra, Zorunlu Trafik Sigortası’nda ve kasko poliçelerinde %70’e varan indirimlerin olması da sigorta sektörü için neredeyse inanılmaz.



Yakın zamanda zorunlu trafik veya sigortası yaptıracak okurlarım, Generali’nin 7/24 Özel Sigorta Danışmanlığı hattı 0850 555 55 55’ten veya generali.com.tr den 1 dakikada teklif almadan sigorta yaptırmasınlar derim. Teklifler kişiye ve arabaya özel yapıldığı için, indirimler de farklılık gösteriyor. Mesela teklif alırken yaşımız, arabamızın yakıt türü gibi etmenler de önemli.

1 dakikada teklif alıp indirim kazanmak istiyorsanız, 31 Mart’a kadar generali.com.tr yi ziyaret edebilirsiniz.

1 Dakikada Teklif Almak için Tıklayın.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
-->

20 Mart 2014 Perşembe

ÇOCUKLAR ve TEKNOLOJİ


 İNTERNET OYUNLARI ve AKILLI CİHAZLAR ONLAR İÇİN OLAĞAN !
                                                                                                                   
Gelişen teknolojiyle beraber çocuklar teknolojinin içinde doğuyor ve büyüyor. Bu nedenle gün geçtikçe daha çok teknoloji ile yakınlaşıyor ve birçok şeyi keşfetme olanağı buluyorlar. Teknolojiyle beraber çocuklar okuma-yazmayı öğrenmeden dokunmatik ekranları, cep telefonlarını ve de tablet kullanımlarını keşfederek, büyüklerden daha yetenekli kullanıcılar olmayı becerebiliyorlar.

Öte yandan, gelişen internet kullanımı sayesinde sosyal medya araçlarında bile var olabiliyorlar. FashionPlaytes’in  çocukların, sosyal medya kullanımıyla ilgili araştırmalarına baktığımızda, 12 – 17 yaş arasındaki çocukların internet kullanım oranının %95 olduğu, sosyal medya kullanım oranının ise %81 olduğunu görüyoruz.  Bu oranlara baktığımızda, çocukların yarısının günde en az 1 defa on-line olmak üzere sosyal medya hesaplarına giriş yaptıklarını ve %51’nin de akıllı telefonlara sahip olduklarını gözlemleyebiliyoruz. Yapılan araştırmalara göre çocuklar, %45 oranında en çok YouTube’da, %15 oranında Facebook’ta, %10 oranında ise Instagram’da (özellikle kız çocukları), %2’lik bir oran da twitter’da vakit geçirmeyi sevdiklerini ifade etmişlerdir. Çocuklar arasında %2 orana sahip olan sosyal medya aracı ‘‘twitter’’ özellikle 15-17 yaş aralığındaki çocuklar tarafından da en çok tercih edilenler arasında.

Bu istatistiki veriler doğrultusunda çocuklar internete % 35 en yüksek oranla laptopla, ardından % 32’lik bir oranla tabletten internete bağlanmayı tercih ediyorlar.  Bu nedenle 4 – 14 yaş grubundaki çocuklarda tablet kullanım oranlarının, bir önceki yıla göre % 13’lere dek ulaştığı belirtilmektedir. Halen çocukların bir numaralı gözdesi olan oyun konsolları olsa da, tabletlerin bu denli popülerlik kazanması, oyun konsollarını unutturması açısından, an meselesi gibi gözüküyor. Çocukların tabletlere olan ilgilerinin hayli artış göstermesinin iki temel nedenini kısaca özetleyecek olursak :

*Kullanımlarının çok kolay olması. Dokunmatik ekranlar, çocukların cihazlar ile etkileşimde bulunmalarına olanak sağlamaktadır.
*Tabletlerin çocukların beklentilerini birden fazla alanda karşılıyor olması. Oyun oynuyor olabilmeleri, aynı cihazla film izleyebilmeleri, müzik dinleyebilmeleri ve fotoğraf çekebiliyor olmaları tableti kompakt bir şekilde kullanmalarına olanak sağlamaktadır.


Tüm bu kullanımla ilgili saptamalara baktığımızda çocukların bu teknolojik çağda internetle beraber geçirdikleri sürenin çok uzun olduğunu görebiliyoruz. Bu anlamda,  çocuklarımızın akıllı telefon ve tabletlerde geçirdikleri zamanı daha etkin kullanabilmeleri için ebeveynler olarak onlara ne yapabiliriz? Bu aşamada kendilerine daha eğitici ve yaratıcı çözümler sunmalıyız. Sizler için kısa bir araştırma yaparak çocuklara faydalı olabilecek uygulamaları ve uygun olan siteleri belirledim.


Türkiye'nin İlk Çocuk ve Gençlik Portalı olan Tipeez, çocukların her şeyi bir arada bulabileceği güvenli bir eğlence portalo olup, çocuklar için birbirinden farklı güncel oyunların yer aldığı, çizgi filmlerin, sohbet kanalının ve de daha birçok kanalın yer aldığı www.tipeez.com 'a girerek çocuklarınızla beraber bu siteyi sizler de keşfedebilirsiniz.

PET BINGO
İtunes uygulaması olan Pet Bingo, çocukların matematiksel algıları üzerine, eğlenceli yap bozlar yaparak, eğitici oyunlar oynayabilecekleri farklı ve eğlenceli bir uygulama.



WWF TOGETHER
WWF (Dünya Doğal Yaşamı Koruma Vakfı)'nın geliştirmiş olduğu bu oyunda, çocukların dünya üzerindeki değişik hayvanları eğlenceli bir şekilde, tablet ekranlarını kullanarak interaftik bir şekilde öğrenmelerini sağlayan faydalı bir uygulama. 

STAR WALK
Çocuklara gece ve gündüz oluşumlarını anlatabilmek için farklı ve ilginç bir uygulama olan Star Walk, tablet aracılıyla gökyüzünde istediğiniz yere doğrultarak, ekranda çocukların baktığı bölge ile ilgili bilgiler verebilmektedir. Çocukların uyumadan önce, gökyüzündeki farklıları keşfedebilecekleri bir diğer uygulama.

MINECRAFT
Lego oyunun cep ve tablet uygulamasına indirilmiş olan bu sürüm, çocukların Minecraft oyunu içerisinde kendi kendilerine istedikleri nesneleri  yaratmasını sağlayarak, yaratıcılıklarının boyutunu  artırmaya yönelik bir başka oyun uygulamasıdır.

FRIENDSTRIP
Fotoğraf çekmeyi seven çocuklar için geliştirilmiş olup; çocuğunuzun çekmiş olduğu veya daha önce çekilmiş fotoğrafları komik efektler kullanarak, karikatür formatında eğlenceli hikayeler oluşturmasını sağlayabilmeye ilişkin eğlenceli bir uygulama.


Meraklı çocuklar internetten edindikleri bu bilgiler sayesinde bilgi dağarcıkları şekillenmekte, algıları genişlemektedir. Bu açıdan internet, teknolojik oyunlar ve sosyal medya sanıldığı gibi bireyin edilgen değil, etken bir rol oynamasını sağlamaktadır. Düşüncelerini ifade etmede özgür ve rahat davranışlarda bulunabilmeleri bu sayede mümkün olabilmektedir. Ayrıca bilgisayar oyunları, çocuğun amaca yönelik stratejileri belirlemesinde de çok önemli algısal bir yer teşkil etmektedir. Sonuç olarak, etrafımızı saran bu internet ve elektronik ortam sağlık açısından birtakım olumsuzluklar yaşatsa da, akıllı cihazların da hayatımıza girmesi de günümüzde kaçınılmaz olmuştur. Tüm bunların yanı sıra kitaplar, dergiler vb. araçların yok olması da mümkün görülmeksizin, çocukların yaşamlarında olmazsa olmazların yanında tüm bu teknolojik gelişmelerle birlikte varlıkları hep sürecektir.







27 Şubat 2014 Perşembe

Samsung, Hayalinin Peşinden Gidenleri Arıyor


Samsung,dünya çapında ses getiren “Hayalinin Peşinden Git” kampanyası ile  tutkusunun peşinden koşanları başvuruya davet ediyor.

İstanbul, 07 Şubat 2014 - Samsung Electronics, tüm dünyada hayallerini ve tutkularını hayata geçirmek için teknolojiyi kullanan insanların sahip oldukları potansiyeli keşfetmeyi, paylaşmayı ve desteklemeyi hedefleyen “Hayalinin Peşinden Git” kampanyasını Türkiye’de başlattı. Başarılı mesleki kariyerleriyle tanınan ünlü mentorların da, başvuranlara fikir önderliği yapacağı kampanyaya başvuru için  www.hayalininpesindengit.com adresi ziyaret edilebilir. Kampanyaya başvurular 28 Şubat 2014 tarihine kadar devam ediyor.



“Hayalinin Peşinden Git” kampanyasının kazananları, Samsung ve mentor desteğiyle potansiyellerini açığa çıkararak, hayallerini gerçeğe dönüştürme fırsatını yakalıyor.

Her gün, heyecan verici şeyler yapmak için Samsung ürünlerini kullanan insanlardan ilham alan kampanya; tutkulu kullanıcıları hayallerini ve fikirlerini paylaşmaya davet ediyor. Fotoğrafçılık, mutfak sanatları, spor ve girişimcilik alanlarında başvuruların kabul edildiği kampanyanın kazananları  projelerini hayata geçirme evresinde Samsung’un teknoloji desteğinin yanı sıra, aralarında Fotoğrafçı ve eğitmen Muammer Yanmaz, Kantin’in sahibi ve şefi Şemsa Denizsel, Spor spikeri ve yazarı Caner Eler ve B-Fit’in kurucu ortağı, girişimci ve Schwab Vakfı tarafından “2013 Yılının Sosyal Girişimcisi” seçilen Bedriye Hülya’nın da bulunduğu mentorlerin tecrübelerinden faydalanma fırsatı da bulacak.  

Samsung Electronics Türkiye Başkanı Yoonie Joung projeyle ilgili olarak;  “Samsung olarak teknolojinin, hayal gücüyle bir araya geldiğinde insanların hayatına anlam kazandırdığına inanıyoruz. Dünyanın dört bir yanında insanlar, Samsung teknolojisini kullanarak farklı ve yenilikçi başarılara imza atıyor. Ortaya çıkan hikayelerin yarattığı ilham doğrultusunda geliştirdiğimiz “Hayalinin Peşinden Git”  kampanyasını Türkiye’de hayata geçirmekten mutluluk duyuyoruz. Diliyoruz ki bu proje ile, Türkiye’deki tüketicilerimizin sadece kişisel tutkularını keşfetmelerine değil, aynı zamanda dünya üzerindeki diğer tüketicilere de ilham vermelerine yardımcı olacağız” dedi.

Katılım koşulları

“Hayalinin Peşinden Git” kampanyasına  www.hayalininpesindengit.com adresinden ya da Samsung Türkiye Facebook sayfasındaki “Launching People” uygulamasından başvurmak mümkün. Başvurular, 28 Şubat 2014 tarihine kadar gerçekleştirilebilecek.
Bir boomads advertorial içeriğidir.

12 Şubat 2014 Çarşamba

Uydurukçaya Son!


Eczacıbaşı Topluluğu’nun iş dünyasında Türkçe-İngilizce sözcüklerin bir arada kullanımıyla oluşan plaza edebiyatıyla ilgili farkındalık yaratma amacıyla yürüttüğü #UydurukçayaSon kampanyası, Piyale Madra'nın karikatürleriyle desteklenerek devam ediyor. 

Özellikle biz blog yazarları, Eczacıbaşı Topluluğu'nun gerçekleştirmiş olduğu kampanyayla düzgün Türkçe yazımına ve konuşılmasına dikkat ederek bu güzel kampanyaya destek vermeliyiz.


#UydurukçayaSon Kampanyasının detaylarına buradan ulaşabilirsiniz : http://www.eczacibasi.com.tr/articles/detail/detail2.asp?id=1113


30 Ocak 2014 Perşembe

Kendi fotoğrafını çek-paylaş! İşte sana SELFIE.



“Phubbing” kelimesinin literatüre ve hayatımıza girmesinden sonra geçtiğimiz aylarda İngiltere’nin saygın üniversitelerinden “Oxford Üniversitesi Yayınevi” araştırmacıları, her sene o yılın ruhunu eni iyi yansıtan sözcüğü veya ifadeyi belirlediler ve işte yılın sözcüğünü seçtiler. Yılın sözcükleri, çevrimiçi içeriği takip eden ve her ay 150 milyondan fazla İngilizce sözcüğün kullanımı ile ilgili veri toplayan bir araştırma programı tarafından seçiliyor.
2013 yılının seçilmiş sözcüğü selfie” olarak ilan edildi. Selfie’nin sözcük anlamına baktığımızda, “kendi” ya da “öz” denebilecek “self” kelimesine Türkçe’deki gibi “cık”, “cik “ eki konularak türetilmiş ve de benlik ve narsizm kavramlarından yola çıkarak oluşturulmuş olduğunu görüyoruz.  “Selfie”nin sosyal medya içerisindeki kullanımına baktığımızda ise;  bir kişinin sosyal medya üzerinden, akıllı telefonlar ya da webcam aracılığıyla kendi fotoğrafını çekip internette paylaşılması durumu olarak algılanmaktadır. Oxford Sözlükleri Direktörü Judy Pearsall, Selfie sözcüğünün ilk kez 2002 yılında Avustralya'da düzenlenen çevrimiçi bir forum sırasında kullanıldığını, iki yıl sonra fotoğraf paylaşım sitesi olan Flickr sayesinde varlığını ortaya koyarak yaygınlaşmaya başladığını açıklamıştır.
Selfie akımının hızla yayılmasının altında psikolojik ve sosyolojik etkenlere dayalı verilerin olduğu öne sürülmektedir. Bunun sebebi de son yıllarda hayatımıza giren akıllı telefonlarda yer alan kameralar ve fotoğraf çekme özellikleri ve tabletlerde bulunan diğer donanımlarla, önceleri kendi fotğraflarının çekilmesinden hoşnut olmayan insanlar, çağın ve teknolojinin değişimiyle, bahsettiğimiz bu yöntem sayesinde hem kendi fotoğraflarını çekmekte, hem de kendilerine ait videolarını da diğer insanlarla paylaşabilme olanağı bulabilmektedirler. Bu şekilde duygusal ve toplumsal iletişimin boyutlarının teknolojik ortamla bütünleştiği olgusu ortaya çıkmaktadır.
Teknoloji sözkonusu gelişimin sonucu olan bu akımının daha da popüler hale gelmesine olanak sağlıyor. Örneğin cep telefonlarımızın kameralardaki görüntü kalitesinin yükselmesi; Instagram, Vine ve Facebook gibi sosyal paylaşım sitelerinin yoğun olarak kullanılmasıyla dünya genelinde 7’den 70’e herkesin en az bir kez gerçekleştirmiş olduğu bu paylaşım gittikçe yaygın hale gelmektedir. Kimi zaman eğlence amaçlı, kimi zaman da var olan yalnızlıktan sıyrılmak için paylaşılan bu tarz fotoğraflar, kişinin duygusal hayatında önemli bir yer teşkil etmektedir. 

Geçtiğimiz günlerde, Selfie akımına en iyi örnek ABD Başkanı Barack Obama’dan geldi.  Nelson Mandela’nın cenaze töreninde, Danimarka Başbakanı Helle Thorning Schmidth ile yakınlaşarak; çevreye, bulunduğu konuma ve yere aldırmadan cep telefonuyla çekmiş olduğu fotoğrafı Selfie sözcüğünü kullanarak paylaşması, sosyal medya’da büyük bir yankı uyandırmıştır.


Yine de çağımız akımlarından biri olan selfie’yi kullanırken, sosyal medya üzerinde yapacağımız paylaşımları da özenle seçmemizde fayda var. Fotoğraflarımızı nerede ve ne şekilde paylaşmamız gerektiğine dair dikkatli olmamız da tavsiyelerim arasında. Sosyal medya çok hızlı değişkenlik gösterdiğinden her zaman her türlü paylaşım olumlulukla karşılanmayabilir, hoşnut olamayacağımız durumların da söz konusu olabileceğini göz ardı etmemeliyiz.

Neşenizin bol olduğu, güzel anlarınızı sergileyebileceğiniz, renkli selfie paylaşımlarınızı yapabileceğiniz bir uygulamayı da size önermek istiyorum. Akıllı telefonlarınız #selfiegram  uygulamasını indirerek, çekmiş olduğunuz selfie fotoğraflarınızı sizin için dörtlü kolaj şeklinde paylaşmanızı sağlayan bu keyifli uygulamayı da kullanabilirsiniz.







10 Ocak 2014 Cuma

Zam İsteme Sanatı


LensMarket, www.zamistemesanati.com adresinde, güçlü oyuncu kadrosuyla eğlenceli bir interaktif video hazırlamış. Patrondan zam istemeye korkan elemanımız Alper’i Burak Satıbol canlandırmış. Kendisine güçlü bir oyuncu kadrosu eşlik ediyor.

Bizler de hem bu şenlikli filmin akışını yönlendiriyor, hem de karşılığında 10 iPad Air’den birini kazanma şansı yakalıyoruz.

Alper, bu akşamki önemli sunumda en değerli müşterilerini bağlayabilirse patrondan da zammı kapacağından emin. Ancak daha sabah evden çıkmadan, başına türlü aksilikler gelmeye başlıyor. Bizler de çeşitli yol ayrımlarında kendisine yardımcı olup yol göstererek problemleri aşmasını sağlamaya çalışıyoruz. Fakat dikkat, bu işin şakası yok. Her yanlış kararımız Alper’in rezil olmasıyla sonuçlanacak. Bırakın zam almayı, belki işinden bile olacak.

İşin en güzel yanı bu oyunda kaybetmek mümkün değil, eğer yanlış bir yola saparsak, o yolun sonunda sistem bize diğer yoldan devam etme şansı veriyor.

İyi eğlenceler, bol şanslar!

Bir boomads advertorial içeriğidir.




9 Ocak 2014 Perşembe

Türkiye’de Linkedln Kullanımı


Türkiye’de Linkedln Kullanımı


Sosyal medya araçları arasında kendini mesleki iş alanı üzerine kurgulamış, 200 milyonu aşan üyesiyle 2003 yılında Facebook’tan da önce kurulmuş olan bir internet sitesi. Türkiye’deyse şu an 1.7 milyon üzerinde LinkedIn üyesi bulunuyor. 200’den fazla bölge ve ülkede de, 19 farklı dilde hizmet veriyor. Linkedln üyelerine ilgilendikleri alanlarla ilgili gelişmeleri takip etme imkanı sunan on- line bir servis sağlayıcı durumundadır.


Türkiye’de Facebook ve Twitter’dan sonra yeni trend sosyal medya aracı olarak görülmeye başlanan Linkedln için iş dünyasının Facebook’u diyebiliriz.  Diğer sosyal medya araçlarından farklı olarak özellikle iş alanında, sektörel ve profesyonel networking odaklı olarak daha geniş çaplı iş profiline hitap ederek büyüme sağlayan bir sosyal alan. Geçen yılki  gelir büyüme oranlarına baktığımızda, rakipleri olan Facebook ve Twitter’a kıyasla hayli ivme kazanmış bir mecra.
Linkedln’in gelişimindeki en büyük payın, mevcut sosyal paylaşım pastasının büyük bir dilimini, Türkiye’deki Linkedin kullanıcılarına ait olması da pek şaşırtıcı değil aslında. İstatistiki sonuçlara göre, Türkiye’deki büyümenin geçen yıla oranla yüzde 140 şeklinde bir gelişim sağlandığına ilişkindir. Bu da Türkiye’nin, Linkedln kullanımında gelişmekte olan ülkeler arasında birinci sırada yer aldığını göstermektedir.
Kısaca Linkedln’de geçirdiğiniz 15 dakika içerisinde nelerin değiştiğine bir göz atalım: LinkedIn’e 15 dakikada bir, 2 bin 700 yeni üye katılıyor. 12 bin paylaşım yapılarak, 280 bin üzerinde birçok profil görüntüleniyor.

Türkiye’deki birçok kişi Linkedln’de aktif olarak iş bilgilerini ve kariyer geçmişleriyle beraber paylaştıkları profilleri sayesinde, iş dünyasındaki diğer paylaşım sağlayıcılarla iletişim ve etkileşim içine girebilmekteler. Facebook, Twitter sosyal ağların içerik yapısından daha farklı olan bu sosyal mecrada yapılan paylaşımlar çoğunlukla iş, kariyer ve sektörel ağırlıklı olmaktadır. Kullanıcıların özgeçmiş bilgilerinin de bu sosyal ağlarda paylaşılıyor olması, yeni iş arayan kullanıcıların da aktif olarak bu sosyal platformu kullanmaya teşvik ediyor. Bu sayede Linkedln ile iş dünyasındaki en son trendleri öğrenebilme imkanına sahip olunabilmektedir.
Ayrıca Türkiye’de var olan birçok İK firmasının personel ararken bu kaynağı kullanıyor olması da, kullanıcıları daha aktif olmaya iten ve profillerini daima güncel tutmaya teşvik etmektedir.
Örnek verecek olursak; bir arkadaşınızın son katılmış olduğu sertifika programını bitirdiği günün ardından bu bilgileri Linkedln’e aktardığını rahatlıkla gözlemleyebilirsiniz. Böylelikle profiller güncel ve edinilen bilgilerle, sizinle ve de pek çok insanla anında paylaşılabilir hale  gelmektedir. 
  • İş bilgilerinizi, öz geçmişinizi, hangi pozisyonda çalıştığınız ve ünvanınızı profilinizde net ve açık bir şekilde belirtmelisiniz.
  • İş profilinize uygun bir fotoğraf seçmelisiniz.
  • Profilinize sahip olduğunuz yetenekleri, sertifikaları ve ilgi alanlarınızı paylaşarak profilinizi zenginleştirmelisiniz.
  • Sektörünüzle ilgili trendleri takip etmek istiyorsanız ilgilendiğiniz alanla ilgili gruplara üye olmalısınız. Gruplarda aktif olabilir veya sadece paylaşımlardan bilgi edinebilirsiniz.
    Bana Linkedln ulaşmak için : https://www.linkedin.com/in/riellavaron