31 Ekim 2014 Cuma

Doğa Koleji Sponsorluğunda “EVLİYA ÇELEBİ ve ÖLÜMSÜZLÜK SUYU” Filmi İzleyicisi İle Buluşuyor!

Türkiye'nin ilk 3D Animasyon filmi olma özelliği taşıyan "Evliya Çelebi ve Ölümsüzlük Suyu", izleyicileri 17. yüzyıldan günümüze uzanan heyecanlı ve eğlenceli bir yolculuğa çıkaracak.

14 Kasım’da vizyona giren film, Nil Nehri’nde başlayarak günümüz İstanbul’unda devam ediyor. Filmde en çok dikkat çeken karelerin başında ise birebir modellenmiş olan Galata Kulesi, Sultanahmet, Eminönü, Karaköy, İstanbul Boğazı'nın yer aldığı sahneler geliyor.

Filmin seslendirmesinde ise Haluk Bilginer, Ahmet Kural, Murat Cemcir, Nurseli İdiz, Engin Alkan ve Sevinç Erbulak gibi pek çok başarılı isim yer alıyor. Vizyondayken izlemenizi öneririm...

24 Ekim 2014 Cuma

Artık, sen nereye kitapların oraya: CALIBRO

                                                                                             
Benim gibi okumayı seven biriyseniz, yaklaşık 15 gündür İstanbul’un otobüs duraklarını süsleyen kitaplı otobüs durakları sizin de dikkatinizi çekmiştir.  İlginç bir açıkhavareklam kampanyası olmasının yanı sıra geçen hafta basınlansmanını gerçekleştiren, Türkiye’nin e-kitap okuyucusu Calibro'dan bahsetmek istiyorum.



Var olan kitap okuma alışkanlığımızı uzun bir süredir değişiklik göstererek, yeni bir okuma kültürünü bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde ediniyoruz. Bu da hayatımıza giren dijital ürünler sayesinde gerçekleşiyor. Bu ürünlerden bir tanesi de e-kitaplar. Ülkemizde, e-kitap araçları yurt dışında yaşayan kişiler kadar yaygın kullanılmıyor. Bunun sebepleri arasında Türkçe elektronik kitaplarının azlığının da etkili olduğunu biliyoruz.

Binlerce kitaplığı, kütüphaneyi metroda, işte, okulda, tatilde şezlongunuzda, çantanızda; her yerde yanınızda taşıyabileceğiniz bir Calibro var artık… 
On-line kitap dünyasında yer alan Babil.com tarafından tasarlanan ve desteklenen Türkiye’nin tamamen yerli yatırımıyla, yüzde yüz Türkçe dil hakimiyetine sahip Calibro e-kitap okuyucularıEkim ayında online olarak satışa sunuldu. 

Özellikle Türkçe kitaplara ulaşma ve okuma fırsatı sunan bu araç; kağıt doğallığında ekranı, pratik menüsü, not alabilme özelliği ve de okuduğunuz metindeki beğendiğiniz kısımları sosyal medya da paylaşma imkanları gibi birçok özelliği içinde barındırıyor.Ayrıca uzun süreli batarya ömrü ve Sesli Sözlük desteği ile hayli farklılaşan bir ürün olduğunu da gözlemleyebiliyoruz.

Yukarıda saymış olduğumuz özelliklerden dolayı Calibro standart bir tabletten farklı olarak karşımıza çıkıyor. Özel ekran ve E- ink teknolojisiyle piksel mantığından çok farklı olarak dijital mürekkep teknolojisini sunarak; 2 saatten daha fazla süreyle yorulmaksızın okuyabileceğiniz bir ortamı bize ve gözlerimize sunmayı amaç edinerek kullanıcı dostu bir ürün olma özelliğiyle de kullanıcının sağlını da önemsediklerini ifade ediyorlar. Bu ürün sayesinde yaklaşık 3 bin kitabı da içinde barındırabiliyor olması da kitapseverler için de dijital bir veri ortamına aktarılıyor olması, ayrıca yararlı bir özellik olarak sunuluyor.

Teknolojik anlamda gelişen bu dijitalleşme sürecinin de kitap okuma alışkanlığına olumlu etkisi olduğunu düşündüğümüz de (kitap kokusunun ortadan yok olmasını saymazsak) kitapla haşır neşir olamayan çocukları, kişileri bu tarz araçlarla daha çok okumaya özendirebilirizyeni kitapların dijital ortama kaymasıyla yeni bir okur - yazar kitlesinin bile edinilebileceğini düşünüyorum.

Bu nedenle ülkemizde yerli bir markanın geliştirmiş olduğu bu girişimin devam etmesini, meraklıları için faydalı olmasını umuyorum ve daha önemlisi birçok yerli girişimin sağlanmasıyla bizim de daha uygun fiyatlarla bu tarz ürünlere ulaşabilmemiz konusunda fayda sağlanabileceği fikrindeyim.
Yazımı sonlandırmadan önce Calibro’nun kitap dünyasına eğlenceli girişini anlatan stop- motion tekniği kullanılan reklam filmini seyretmenizi de öneririm:  http://www.youtube.com/watch?v=T-uJmvPUtFU&feature=youtu.be

Hiçbir şey, iyi bir kitap kadar keyif veremez, heyecanlandıramaz, ilham veremez, teşvik edeme, eğitemez, büyüleyemez veya eğlendiremez…

Keyifli okumalar dilerim,




22 Ekim 2014 Çarşamba

İş Dünyasında Dönüşümü Keşfedin...

Akıllı bir çağa adım atarken, iş süreçlerini dijital döneme hazırlayan kuruluşlar ile operasyonlarını mevcut haliyle sürdürenler arasında önemli uçurumlar oluşacaktır. Rekabet ortamında fark yaratmak için verileri analiz eden, kurum içi işbirliği yönetimini benimseyen, mobil yeteneklerden yararlanan, dinamik ve esnek Bilgi Teknolojisi altyapısına sahip olan şirketler birkaç adım önde olacaklar.


Hangi alanda olursanız olun, yönetmiş olduğunuz markanıza katma değer sağlayacak alanlarda gelişmeleri takip ediyor olmak çok önemli. 

Bu nedenle bende 23 Ekim Perşembe günü IBM BusinessConnect 2014 -Wyndham Grand Hotel İstanbul'da etkinliğine katılacağım.

Etkinliğin detaylı programı için : 
http://www-01.ibm.com/software/tr/solutionsconnect/istanbul.html






İşinizin & Markanızın dönüşümünde:
  •     Finans Yöneticisi olarak, pazarlama departmanını mevcut verilerden aldığınız öngörülerle daha karlı müşteri segmentlerine yönlendirin.
  •          Pazarlama Yöneticisi olarak, dijital kanalları optimize edip müşterilerinizin web sitenizin neresinde, ne kadar zaman geçirdiğine göre kişiye özel ürünler sunun.
     
  •          İnsan Kaynakları Yöneticisi olarak, yetenek yönetimi otomasyonu ve çalışan işbirliğine odaklanıp verimli bir iş gücü yaratın.
  •        Operasyon Yöneticisi olarak, ekiplerinizin verimliliği artırmak ve maliyetleri düşürmek için elinizdeki verilerden ileriye dönük öngörü elde edin.
  •     Bilişim Teknolojileri Yöneticisi olarak, iş birimlerine analitik, bulut bilişim, mobilite ve sosyal iş konularına liderlik edin.

    Kendi bulunduğunuz sektöre yarar sağlayacak süreçleri dinleyebilirsiniz. Ben kendi sektörüm için Pazarlamayı kapsayan oturumları ve iş dünyasının teknolojiyle birlikte hızla nasıl geliştiğini dinleyeceğim. Etkinlik sonunda paylaşımları sizlere de aktarmaya çalışacağım.

    ***Anlık paylaşımlarım için twitter hesabımı takip edebilirsiniz: 
    https://twitter.com/RiellaVaron

15 Temmuz 2014 Salı

Eğitim Sistemimizdeki E-Dönüşüm


Ülkemizde en son teknolojik gereçlere sahip olmayı dijitalleşmenin ve hatta kalkınmanın birinci unsuru olarak kabul ediyoruz. Dizüstü bilgisayarımız ya da tabletimiz yanımızdaysa, son çıkan Galaxy telefonun kendisi cebimizde ve süper akıllı saati de kolumuza takmışsak, teknolojiden hayli nasibimizi aldık demektir.

Hazır öğrenciler, yaz tatiline girmişken ülkemizdeki eğitim sistemi içinde yer alan e-dönüşüm uygulamalarına bakmaya ne dersiniz?

Yazı tahtaları kayboluyor

Çocukluğumuzdaki tebeşirli kara tahtalar yerlerini beyaz yazı tahtalarına bırakalı çok zaman oldu. Şimdi ise beyaz yazı tahtaları ise interaktif akıllı tahtalara bırakıyor. Böylelikle öğrencilerdeki not tutma alışkanlıkları da farklılık göstererek not tutma yerine, ders notlarını kaydedip verisel şekilde saklayabiliyorlar. Akıllı tahtalardaki soruları interaktif bir katılımla da yanıtlayabiliyorlar. Bağlı bulunan printer’lar sayesinde akıllı tahtada yer alan ders notlarının çıktılarını alarak, bastırabiliyorlar bile…

Okul koridorlarını süsleyen panolar geçmişte kalıyor

Tarih, Edebiyat ve önemli haftalarda öğrencilerin kendi oluşturdukları panoları hatırlıyor musunuz? Öğrencilerin belirlenen bir konuda yazdıkları komposizyon veya yaptıkları resimler panolarda asılı kalmıyor. Yapmış oldukları çalışmalar artık okulların web sitelerinde yer alıyor ve daha çok görünür ve paylaşılır hale geliyor.

Klasörlere elveda

Artık defter, klasör, dosya taşımaya ihtiyaç kalmadı. Bir dizüstü bilgisayar ya da tablet ile öğrenciler kaydetmek istedikleri bilgileri rahatlıkla kendi sistemlerine yükleyebiliyorlar. Ayrıca kullanıcılara on-line ortamda dosya yaratıp aynı şekilde paylaşabilme olanağı da sunulabiliniyor.

İnteraktif ders kitapları

Eski tarih, coğrafya atlaslarımızın yerini üç boyutlu animasyonlar, ders konu anlatımlı videolar ve genel konuları öğrenmeye yardımcı diğer materyallere yer veren internet tabanlı siteler de bulunuyor.

E-kitaplar

Ders kitaplarından bahsetmişken; e-kitaplar, e-okuyucular ve tablet bilgisayarlardaki gelişmiş özelliklerin, okullarda gitgide daha yaygın hale geldiğini görebiliyoruz. Yakın gelecekte öğrencilerin artık ders kitaplarını taşımayarak tüm akıllı cihazlar sayesinde eğitim olacakları yadsınamaz bir gerçek.

Tabletle eğitim

Fizik, kimya, biyoloji gibi uygulamalı derslerde de eğitim materyali şeklinde, kullanım amaçlı tasarlanan özel tabletler de eğitim müfredatının bir parçası olarak; dijital içeriğe sahip tüm verileriyle, öğrencinin tüm eğitime dayalı çalışmalarını da kayıt edebilme ortamı sunuyor. Çok sayıda uygulamanın eğitim sektörü için kullanılabilir hale getirilebilmesine olanak sağlamaktadır. Bunu yanı sıra, tabletlerin bir diğer önemli özelliği de, otizm gibi özel eğitim gereksinimine ihtiyaç duyan çocuklar için öğrenme deneyimini daha kolay hale getirebilmeye yönelik uygulamalar da büyük önem taşımaktadır. 

Veli-Öğrenci Platformları

Okullardaki internet tabanlı bilişim platformları sayesinde, öğrenci ve velilerin okul içi entegrasyonuna yardımcı olan bu sistemlerle, öğretmenler, öğrenciler ve veliler bu platformu kullanarak; ev ödevleri hakkında konuşabiliyor, sınav dönemlerini, öğrencinin durumunu dijital ortamdan takip edebiliyorlar.  Ödev paylaşımları gerçekleştirebiliyorlar ve çalıştıkları özel projeler üzerinde kendi aralarında iletişime geçmeyi sağlayan bu program sayesinde öğretmen, veli ve öğrenci üçgeninde sağlıklı bir iletişimin devam etmesi sağlanabiliyor.

Eğitimdeki dönüşümü özetlememiz gerekirse; tüm bu teknolojik yaklaşımlarla harmanlanarak eğitim sistemimize öğretmen, öğrenci ve veli olarak ayak uyduruyor olmamız kaçınılmaz bir gerçek. Bu aşamada yapılan tüm teknolojik destekleyici bu gibi işletim hizmetleri, doğrudan eğitim sistemimizi etkiler hale geldiğinden; sözkonusu geçişe hızlıca ayak uyduran eğitim kurumlarının, güncel anlamda dijital eğitim modellerini kurarak bu yönde eğitim vermeye başladıklarını da gözlemlemekteyiz. İlerleyen teknolojik gelişmeler sayesinde, eğitim sistemimize dahil olacak yeni konsept ve modellerin yaşamımıza ne gibi katkılar sağlayabileceğini ilgiyle bekliyorum. 



 


22 Mayıs 2014 Perşembe

SOMA ve Yaşanan Sosyal Medya İletişimi


Yaşanan SOMA maden ocağı faciasıyla, sosyal medyanın hayatımızdaki önemini bir daha anlamış olduk.  Türkiye gündemi, bildiğiniz gibi 13 Mayıs Salı günü öğleden sonra değişime uğrayarak, felaket ölüm haberleriyle sarsıldı.

Birçok afet, doğal felaket ve toplumsal olaylar da olduğu gibi sosyal medyanın en popüler anlık mesajlaşma ve haber alma kaynağı olarak kullandığımız twitter sayesinde örgütlenmeyi neredeyse yaşam biçimimiz haline getirerek, SOMA faciasında da sosyal medyanın etkin kullanılmasıyla, TWITTER mecrasında da, geniş yer buldu. Olayın yaşandığı günün akşamında, Türkiye’nin konuya göstermiş olduğu hassasiyetle, paylaşımlar ve bölgeden gelen haberlerin artmasına paralel olarak sadece 13 - 15 Mayıs tarihleri arasında SOMA’yla ilgili paylaşılan yorumlar, haberler, taziyet ve eleştiriler 16.4 milyon mesajla, tüm Twitter konuşmalarının %66’ılık gibi yüksek bir oranda gelişti. Bu orana ulaşılmasındaki en önemli etkenlerden biri, gündemle ilinti hashtaglerin  kullanılmasıyla, sosyal medyadaki paylaşımların kartopu gibi büyümesine neden oldu.Konuyla ilgili haber alma kaynağımızın kısıtlılık göstermesi ve bizlerin de doğru bildirimlere ulaşmak isteğinde olmamız nedeniyle, Soma’da yaşananlarla ilgili haber ve görüntüleri yaymak için ve de hislerimizi, düşüncelerimizi aktarabilmek adına en çok soma günkömürkarası somayaduaedelim gibi hashtagler paylaşılmış oldu.

Böylelikle Türkiye’deki twitter üzerinden gündemi takip eden dış basın ve birçok yabancı kurum, kuruluş, web siteleri, futbol takımları, futbolcular ve ünlü birçok kişi bizlerin acısını paylaşarak,  bizlere destek vermeye ve yanımızda olduklarını yine sosyal medya ve dijital ortam aracılığıyla duyurmaya çalıştılar.




Bunları birkaç örnekle paylaşacak olursak ;

*Ünlü şarkıcı Rihanna’nın twitter hesabının cover (kapak) fotoğrafını Soma olarak değiştirerek bu facianın milyonlara ulaşmasını ve bu konudaki üzüntüsünü ve desteğini paylaşmak istemiştir.

*Ünlü İngiliz takımları Chelsea ve Liverpool’da Facebook’ta yer alan resmi hesaplarından taziye mesajı yayınladılar. İspanya’nın ünlü takımı Barselona’da resmi twitter hesaplarından Soma’daki kazayla ilgili mesajlarını paylaştılar.
*Yandex, Türkiye-Soma’da yaşanan felaket ile ilgili olarak web sitesinde bulunan Haberler bölümüne “Soma Madeni” sekmesi ekleyerek Soma’yla ilgili çıkmış olan tüm haberleri bir alanda toplayarak kullanıcılarına sunabilmiş ve gereken desteği göstermiştir.

*Google.com.tr ise ana sayfasında siyah kurdeleye yer vererek, ülkemizdeki yas dönemini bizlerle paylaşmıştır.
Türkiye’nin kalbinin Soma’da atığı şu günlerde biraz olsun sosyal medya’nın sadece eğlenceli yüzünü değil, olağan bir ihtiyaç olduğunu ve doğru kullanıldığında bizleri doğru şekilde haber kaynaklarına ulaştırabilmesine ve doğru bir kamuoyuna ve de toplumsal hareketlenmeye destek verebildiğini görebiliyoruz.

Gönül isterdi ki bu olaylar yaşanmadan uygarlık seviyesi üst seviyelere ulaşmış toplumlarda olduğu gibi gereken tüm duyarlılığı gösterebilelim ve bu tür felaketlerin önünü kesebilelim. Bu anlamda tüm maden ocaklarındaki kayıplarımıza başsağlığı diler, bu felakette yaralanan madencilerimize de acil şifalar temenni ederiz. 



30 Nisan 2014 Çarşamba

Bugün Ne Giysem, Ne Pişirsem !!!

Biz çalışan kadınların her sabah uyandığımızda düşündüğümüz ve daimi olarak kendimize sorduğumuz iki soru vardır. Bugün ne giysem ve bugün ne yemek pişirsem?



Kadınların düşündüğü bu iki sorudan hareket eden ünlü Japon Hazır giyim markası Uniqlo, kadınların hayatını kolaylaştırmak için, çok farklı bir hizmet sunma kararı almış ve online dünyaya ayak uydurabilmek için, '' Uniglo Recipe'' adıyla yemek tariflerini içeren bir uygulama oluşturmuş. iPhone ve iPad'ler  yönelik geliştirilen Uniqlo uygulaması, diğer yemek tarifi uygulamalarından çok farklı Neden mi farklı? Çünkü geliştirmiş olduğu yöntemle, akıllı telefon kullanıcıları kıyafetlerini, yemek tariflerini ve dinleyebilecekleri müzikleri eşleştirebilme özelliklerine sahip olabilmekte ve bu sayde yaşamlarını kolaylaştırıcı akıllı seçeneklere ulaşılabilmektedir.

Günlük giysem ve günlük yemek önerileri sunmayı amaçlayan marka bu uygulama için 6 Amerikalı ünlü şef ile çalışmış ve onlardan ürün kataloglarından ilham alarak yemek yapmalarını istemiş.Uygulamada her bir şefin hazırladığı kahvaltı, öğle ve akşam yemeği, tatil yemeği olmak üzere toplam 24 tarif yaratılmış. ayrıca yemeklerde vejetaryen, diyet, diyabet gibi kategorilere de yer verilmiş.

Ayrıca Uniqlo Recipe uygulamasında yemeklerin tarifleri ayrıntılı bir şekilde kullanıcılara sunulurken, şeflerin de esinlendikleri kıyafetlerle çekilmiş özel fotoğrafları da sergilenerek, uygulama kullanıcılara aynı zamanda esinlenilen giysileri sipariş edebilme olanağı sunarak biz bayanların ''Bugün ne giysen, ne pişirsem ?'' sıkıntılarından bir nebze de olsa kurtarmayı amaçlıyor. Hem de seçtiğini yemek ve kıyafete uygun müziği de unutmayan uygulama, günümüze renk katarak sizin daha neşeli olmanız da sağlıyor.

Bu kullanışlı uygulamayı indirmek ve detaylıca bakmak isterseniz Uniqlo Recipe linkini tıklayark uygulama sitesine gidip, bu akıllı seçeneği indirebilirsiniz. Biz kadınları mutlu edecek akıllı ürün-hizmetlerden biri de Türkiye'den Turkcell'den gelmiş. Bu hizmetin adı Turkcell Yemek Guru. Bu hizmet sayesinde evinideki malzemlerle mutfakta neler yapabileceğinizi size söyleyen yepyeni bir servis! İsterseniz malzemelerinize uygun ünlü şeflerin özel tariflerini sorgulayabilirsiniz ya da yapmak istediğiniz yemeğin tarifini bizzat Yemek Gurusundan öğrenebilirsiniz. Bu hizmetten nasıl mı yararlanacaksınız? Çok kolay Turkcell hat abonesiyseniz GURU yazıp 2222'ye göndererek paket aboneliğinizi başlatabilirsiniz. Abonelik sonrası ise malzemeye, yemeğe ve kategoriye göre sorgulama yaparak örneğin, GURU MALZEME yazıp 2222'ye göndermeniz yeterli olacaktır. Ardından size uygun tarifiniz cep telefonunuza, detaylarıyla gönderilmektedir.

Teknoloji girişimcileri biz kadınları düşünerek daha nice uygulamalar, hizmetler ve kampanyalar yaratmalılar. çağımız artık dijital. Böyle güzel lezzetler ve olasılıklar denemeniz dileğiyle,



26 Mart 2014 Çarşamba

İş Dünyasında Öncü Olanlar Kazanır


İş dünyasında her zaman öncü olanlar kazanıyor. Sigorta sektöründe de Generali Sigorta’nın yenilikleri bir süredir ilgimi çekiyordu. 1831 yılında İtalya’da kurulmuş bu dev firma aslında 150 yıldır Türkiye’de faaliyet gösteriyormuş. Ama son zamanlarda yaptıkları iletişim çalışmaları ve verdikleri hizmetlerle hem iş dünyasının hem de özel olarak blogumun dikkatini çekti.



Kendisini sigortanın kolay hali olarak konumlandıran Generali’den 1 dakikada teklif, 3 dakikada poliçe satın alınabiliyor. Generali Sigorta müşterisi olmasanız dahi bir kez teklif alan herkese, kişisel sigorta danışmanı da atanıyormuş. Bilgi alan kişi her aradığında, karşısında aynı danışmanı buluyor. Böylece müşteriler sorunlarını her defasında baştan anlatmak zorunda kalmıyor, kolay erişim sağlıyor ve telefonda uzun uzun beklemeden işlerini kolayca halledebiliyor. İş dünyası bu tür kişisel hizmetlere bayılır. Bu konuda Generali’nin sigorta sektöründeki lider ve gelişimci tavrı gözlerden kaçmıyor.

Bu kadar kolaylığın yanı sıra, Zorunlu Trafik Sigortası’nda ve kasko poliçelerinde %70’e varan indirimlerin olması da sigorta sektörü için neredeyse inanılmaz.



Yakın zamanda zorunlu trafik veya sigortası yaptıracak okurlarım, Generali’nin 7/24 Özel Sigorta Danışmanlığı hattı 0850 555 55 55’ten veya generali.com.tr den 1 dakikada teklif almadan sigorta yaptırmasınlar derim. Teklifler kişiye ve arabaya özel yapıldığı için, indirimler de farklılık gösteriyor. Mesela teklif alırken yaşımız, arabamızın yakıt türü gibi etmenler de önemli.

1 dakikada teklif alıp indirim kazanmak istiyorsanız, 31 Mart’a kadar generali.com.tr yi ziyaret edebilirsiniz.

1 Dakikada Teklif Almak için Tıklayın.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
-->